Herkesin gitmek istediği ancak kimsenin cesaret edemediği yıllarda, 16 yaşımda ilk yurtdışı deneyimimde danışmanlığımı yapan ekip şuan MaltaVista’yı oluşturuyor. Bu eğlenceli tecrübeyi ve geçirdiğim harika zamanı sizlerle paylaşmak istedim. Yurtdışına çıkmaya çekinen veya Malta’ya gidecek arkadaşlar için okumalarında fayda olacağını düşündüğüm ve ön ayak niteliğinde bir yazı sizleri bekliyor. İyi okumalar! 

Her Şeyin Başlangıcı

O zamanlar liseye gidiyorum. Arkadaşlarım harıl harıl üniversite sınavına hazırlanmaya başladılar. Ben ise yeni dünyalara açılmanın peşindeyim. Gezip görerek öğrenmek istediğim, hep uluslararası denizlere yelken açmayı, ileride dünyanın nabzını tutabileceğim pozisyonlarda olmayı düşlediğim yıllar. Derken eğitim sistemimizin çarpıklığını ve çevremde lisans mezunu ama garsonluk yapan tanıdıklarımı görünce hayallerimin peşinden koşmaya karar verdim.

Peki ya nasıl olacaktı. Bunun için ilk önce evrensel dili öğrenmeliydim. İngilizce konuşulan ülkeleri araştırırken dil okulları olduğunu öğrendim. İngiltere’nin pahalı olması; Amerika, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerin benim için uzak olacağını düşündüğüm için eledim. Malta’da ki dil okullarının uluslararası aynı standartta dil okulları olduğu için eğitim kalitesi yüksek. Üstelik daha hesaplı, yakın ve ülkenin en büyük geçim kaynağı dil okulları ve turistler. Malta’ya gitmeden önce kafama takılan en büyük soru işaretlerinden birisi de Malta’da ki Türk öğrenci sayısının fazla olduğu söylemiydi.Bu sayının gittiğiniz sezona ve okula göre değişiklik gösterebileceğini duydum, gittiğimde de öğrenmiş oldum.Kimi okulda neredeyse hiç bulunmazken diğer bir okulda Türk öğrenci yoğunluğunun fazla olduğunu gördüm. Detaylı araştırmaların ve onlarca olumlu/olumsuz yorumun ardından kararımı verdim ve bana en uygun yerin Malta olduğunda karar kıldım. Her neyse, artık geriye gidebilmek kalmıştı; çünkü nasıl yapacağımı bilmiyordum fakat kolay olmasa gerek diyordum. Hafif bir heyecan ve sıkıntı basmaya başlamıştı ki tam da bu anda imdadıma koşan bir danışmanım oluverdi. Bana düşen sadece uçağa binip gitmek kaldı. Detaylarını aşağıda inceleyelim…

Pasaport & Vize süreci

Öncelikle pasaport çıkartmak için bulunduğunuz şehrin emniyet müdürlüğüne gidiyorsunuz. Gitmeden önce biyometrik fotoğraf çektirmeniz gerekmekte. Emniyet müdürlüğünde çekmiyorlar; fakat bu tip fotoğrafları çeken fotoğrafçılar genelde müdürlüğün çevresinde bulunuyor. Bu konuda dikkat etmeniz gereken nokta makyajsız, küpe veya piercing takmadan gitmeniz. Pasaport fotoğrafınız yüzünüzü doğal haliyle tam olarak ortaya çıkaracak şekilde çekilmeli. Ben pasaport geçerlilik süremi 5 yıl almıştım. O zamanlar bordo pasaportlar için en uzun süre buydu diye hatırlıyorum, sanırım artık 10 yıla kadar alabiliyorsunuz.

Size tavsiyem geçerlilik süresi en uzun olanı seçmeniz. Tabi süre uzadıkça fiyat artıyor ama oran orantıya koyduğunuzda en uzun süreli olan daha mantıklı oluyor. Vizede de olacağı gibi danışmanlığınız sizin için randevu alıyor, sizin toplamanız gereken evrakların listesini ve detaylı bilgilendirmeyi size yapıyor. Örneğin 18 yaşından küçük arkadaşların ailelerinden muvafakatname alması gerekir. Bütün işlemlerinizi birkaç saat içerisinde halledebilirsiniz. Daha sonra pasaportunuz 1-2 gün içerisinde evinize PTT ile yollanır.

Vize süreci ise biraz daha zaman alabilir. Toplamanız gereken evrakların fazlalığı, konsolosluğun müsaitliği yüzenden randevu tarihiniz veya başka şehirde yaşıyor olmanız (Malta için başvuru merkezleri her şehirde bulunmuyor, genelde İstanbul, Ankara, Bursa veya İzmir her bölgenin önde gelen şehirlerinde bulunuyor) aksaklıklara neden olabilir. Ben İzmir’e gitmiştim bana en yakın şehir olduğu için. Yine pasaportta olduğu gibi danışmanlık randevu işlemlerinizi yapıyor; sizden gelen evraklarla birlikte dosyanızı tamamlıyor.

Görüşmeye gittiğinizde ise güvenlik görevlisi sıra numaranız ile birlikte size yapacaklarınızı sırasıyla söyler. Görüşme esnasında tekrar fotoğrafınız çekilebiliyor, bu yüzden görüşmeye yine doğal gitmenizde fayda var. İlaveten başvuru için yetkili firma olan VFS Global vize başvuru merkezlerinde mugshot kutuları olur. Buralarda da biyometrik fotoğrafınızı çektirebilirsiniz. Mülakat ise bulunmamakta fakat size Türkçe birkaç soru soracaklardır. Bu sorular genelde bilinen tarzda basit sorular olur. Zaten danışmanlık şirketi sizin için prosedüre uygun İngilizcenin yanı sıra sorulan sorulara cevap verebilmeniz için Türkçe yazılmış bir niyet mektubu nüshası verir. Göz atmanızda fayda var.

Yine buradaki işlemleriniz birkaç saat sürebilir; ancak pasaportunuzun ne kadar sürede geleceği başvuru yaptığınız zamana ve birçok etkene bağlıdır. Örneğin başka bir ülke için vize başvurumdan sonra ülkemizde OHAL ilan edilmişti ve pasaportum 8 hafta sonra ancak gelebilmişti. Eğer hiçbir sorun olmadığı takdirde Malta vizesi 2. hafta içerisinde geliyor diye biliyorum. Benimkisi başvuru tarihinden 4 gün sonra UPS posta şirketi ile bana ulaştı.

Gidiş

Yanınızda götürmeniz gereken belgeleri ve ülkeye girerken söyleyeceklerinizi danışmanlık firması size veriyor. Eğer İngilizce seviyenizin yetersiz olduğunu düşünüyorsanız bunlara çalışın. Uçaktan inince Others yazılı pasaport kontrol gişesinden geçiyorsunuz. Tabi ki o meşhur soru ‘’What’s your purpose of visit’’ ile karşılaşıyorsunuz. Sakin olun  Birkaç cümle ile öğrenci olduğunuzu, hangi okula geldiğinizi, ne kadar süre kalacağınızı söylemeniz yeterli olacaktır. Dediklerini anlamadığınız takdirde belgelerinizi polis memuruna uzatın, zaten belgelerde her şey açık şekilde yazdığı için size daha fazla soru sormuyor diyebilirim.

Karşılama

Havaalanından çıkarken beni okuldan personeller okulumun adı yazan bir kart ile karşılamışlardı. Yanlarına gidip ismimi söyledim ve listeden check ettiler. Daha sonra diğer öğrencilerin de gelmesiyle toplanıp servise bindik. Servis önce okul ve çevresine götürüp bize yerini gösterdi ve evlerimize bıraktı. Yine sizi okul veya MaltaVista’nın ofisinden birileri karşılayabilir.

Duty Free

Genel olarak Malta’daki Duty Free Türkiye ile aşağı yukarı aynı fiyatlara sahip; ancak fiyatlar Euro bazında olduğu için çoğu şey bir miktar daha pahalı. Eğer sigara kullanıyorsanız size tavsiyem tütün ürünlerini Atatürk Havalimanı’ndan götürmeniz. Malta’da sigara markaları arasında çok fazla fiyat farkı yok, ortalama 5-5.50€ civarında. Dikkat etmeniz gereken husus ise 3 karton sınırı. Bu kural yalnızca her markanın klasik ürünü için geçerli. Eğer hafif ya da örneğin aromalı veya ince içiyorsanız sadece 1 karton hakkınız var. İçeceklerde ise 1 litre. Ülkeye dönerken alkol götürmek isteyebilirsiniz çünkü aşırı ucuz. Yalnız dediğim gibi yine 1 litre hakkınız var, eğer bu zamana kadar bir değişiklik olmadıysa.

Para Transferi ve Değişimi

Öncelikli tavsiyem bu tür işlemlerinizi Türkiye’de halledin çünkü Malta’da TL alan bir yere rastlamadım. Olsa bile çok ucuza alacaklarından eminim. Paranıza yazık…

Yine bu tür işlemleri havaalanında yapmaktan çekinin. Yanınıza nakit almak en mantıklısı ama diyelim ki bitti ve paraya ihtiyacınız var. Kartınız ile alışveriş yapabilir ve bankamatikten para çekebilirsiniz ancak bankamatikten para çekerken fazlaca komisyon ücreti ödeyebilirsiniz, ancak komisyon oranlarının eskisi gibi yüksek olmadığını söylüyorlar, bir araştırmak gerek.

Bu durumda uluslararası, her yerde bulabileceğiniz bir banka ile çalışmanız bu komisyon tutarının birazda olsa düşmesine neden olur. Bir başka yöntem ise Money Gram veyahut Western Union ile hızlı ve güvenli bir şekilde para transferi yapabilirsiniz. Bu yöntem ile daha çok para cebinizde kalır. Benim tercihim kısa dönem (2-3 ay) gidiyorsanız olabildiğince yanınıza nakit alın. Harcamalarınızı da kredi katınızdan yapmaya çalışın ki nakitsiz kalmayın.

Eğitim

Genel olarak okulların birçoğu uluslararası çalışmakta ve eğitim kaliteleri yüksek. Alacağınız eğitimin Amerika, İngiltere ya da İrlanda’dan farksız olacağını rahatlıkla söyleyebilirim, diğer tecrübelerime dayanarak Malta’da daha verimli bir süreç geçirdiğimi düşünüyorum. Bu süreç biraz da size bağlı, okulda 5 saatlik bir eğitim alıyordum.Burada kalan vakti iyi değerlendirmek gerekiyor. Yabancı arkadaşlar edinmek, sosyal aktivitelere katılmak dil gelişiminde en az okul kadar önemli diğer etkenlerdir.

Dil okulları hizmet ve eğitim sistemi açısından çok profesyoneller. Benim gittiğim okul ise en çok bilinen okullardan biri idi, büyük ihtimalle en iyilerinden biri idi de. Ancak fiyat olarak da biraz pahalıydı diyebilirim. Genel olarak okul fiyatlarına baktığımda benim okulumdan daha pahalı okullar olduğunu da gördüm, yalnız ben her okulun işleyişini ve hocalarını tanıdığım için bizim okulun daha kaliteli olduğunu söyleyebiliyorum.

Malta’da birçok okulun artısı aşırı sosyal olmaları, yani öğrencileri güzel bir aktivite ortamı sunuyorlar. Böyle olunca en iyi mekânlarda okul partilerinde kendinizi buluyorsunuz ve sosyal hayatınız oldukça hareketleniyor. Bunun dışında hoş geldin yemekleri var hemen hemen her okulda. Çokta detaya girmeye gerek yok ama saymadığım çok fazla etkinlik var. Anlayabileceğiniz gibi eğitimin ve hizmetin dışında öğrenciye sundukları ile sıkılmadan tatil havasında hem öğrenip hem eğlenecekleri bir fırsat sunuyorlar. Tabi fiyatların diğer ülkelere kıyasla daha uygun olması insana çekici geliyor, bu da ülkenin ekonomik finansal yapısı ile ilgili.

Konaklama

Bütün konaklama seçeneklerinde kaldığım için hepsinin arasındaki farkı gözettim. İlk gittiğim zamanlarda aile yanında kalmıştım, çünkü 18 yaşından küçük olduğum için bağımsız bir konaklamada olmam yasalar doğrultusunda yasaktı. Ayrıca yemek ve ev işlerini yapmak zorunda kalmayacağımdan kolay olabileceğini düşünmüştüm. Tabi fiyatları okuldan okula değişkenlik gösterebiliyor ama genelde en pahalı seçenek olarak biliniyor. Aynı zamanda aile bireyleriyle pratik yapmak İngilizce’nizi geliştirmekte faydalı olabilir. Fakat aile ile anlaşmak kolay değil. Sonuçta her evin bir kuralı var ve siz o evde misafirsiniz. Örneğin gece geç saatte eve gitmeniz sorun olabilir. Bir başka sorun ise kültür farklılıkları ve yemekler. Aile domuz eti yiyeceği için bu sorun olabilir.

Haftanın 3-4 günü makarna ya da pizza yeme olasılığınız yüksek. Tabi yemediğiniz yemekleri aileye söyleyebilirsiniz ama özellikle domuz etini söylerken domuzdan üretilen her şey demelisiniz çünkü yemeklerde domuz yağı kullanabiliyorlar ya da domuz eti içeren yemekler yapıp size etsiz yerinden veriyorlar. Eğer konaklamanızı aile yanı seçti ve parasını ödediyseniz, nelerin dâhil olduğunu iyi okuyun. Çamaşır gibi ihtiyaçlar ödediğiniz fiyata dâhildir fakat bazı aileler art niyetli olup sizin bilgisizliğinizden ya da kendinizi ifade edemediğinizden yararlanarak 5-10 € makine başına para isteyebilir. Bu gibi durumlarda danışmanınıza şikâyette bulunun mutlaka.

Okul yurdu veya rezidansları ise odada bir veya iki kişi kalabileceğiniz şekildedir. Buna göre fiyatlar değişir fakat genelde apart seçeneği okulun sunmuş olduğu en mantıklı ve uygun fiyatlı konaklama diyebiliriz. Çoğu apartta banyo ve mutfak ortak kullanım alanıdır. Eğer ayrıca istemediğiniz müddetçe aynı oda da iki Türk kalma olasılığınız yok. Bir dairede ise en fazla iki Türk olabilir. Yani bizim okulda böyleydi. Aksi bir durumda yine okula ya da danışmanınıza gidip değiştirmelerini isteyiniz. İngilizce öğrenebilirliğiniz ev arkadaşlarınız açısından önemli. Bunun dışında alışverişinizi ve yemeğinizi kendiniz yaparsınız.

Elektrik, su gibi faturalar ödediğiniz ücrete dahil. Haftada bir kez apartınıza temizliğe gelinir. Aile yanına göre daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Öğrenciler arasında pek fazla sorun olmuyor fakat ev arkadaşlarınız sizin eşyalarınızı kullanabilir ya da yemeklerinizden yiyebilir. Rahatsız olduğunuz takdirde önce arkadaşınıza devamında okula bildirebilirsiniz, sonuçta herkesin kültürü farklı. Ev veya oda arkadaşlarınızın yerleşirken nereli olduklarını öğrenmekte fayda var. Örneğin asyalılar ve araplar çok temiz olmuyorlar. Kafa ve karakter olarak Güney Amerika insanları bize daha çok benziyorlar. Gerek sıcak kanlılıkları gerek yardımsever kişilikleriyle.

Bunlara alternatif olarak kendi evinizi tutma olanağınız da var. Ben okulda çalışan bir arkadaşla okuldan ayrı Sliema’da bir eve çıkmıştım. 2 oda ve Amerikan mutfaklı oturma odası bulunan son derece lüks bir apartman dairesiydi. Işıkların falan el hareketleriyle açılıp kapandığı, jakuziyi andıran küveti, ebeveyn banyosu ile Malta’da okuyan bir öğrenci için o eve saray demek yanlış olmaz. Aylık 900-1.000 € kira ve faturalar dahil harcama yapıyorduk o zamanlar. Adada su sıkıntısı olduğu için su faturaları biraz kabarık geliyordu. Eğer kendi evinize çıkarsanız bu konuda tutarlı olmaya gayret edin.

Malta’da Ulaşım

Malta’da çok fazla ulaşım aracı olduğunu söyleyemem. Birkaç seçeneğiniz var.

Taksiler

Aklınızda bulunsun Malta’da taksiler üçe ayrılır. Renklerine göre de fiyatlandırılır. Üç tip takside de araçlar yeni model ve konforludur. Hemen hemen hepsinde özellikle minibüs tarzında olanlarda internet bulunur. Grup halinde iseniz her şirketin minibüsü mevcut, daha uygun fiyata gidebilirsiniz. Yine bu taksi şirketleriyle anlaşıp minibüslerle şehir turuna çıkmanız mümkün.

  1. Beyaz Taksi:

Daha pahalı ve az yaygındır. Eğer bindiğiniz yerde gideceğiniz yer için önceden ödeme yapmadıysanız veya duraktan binip durağa ödemediyseniz şoför taksimetre açar. Dolayısıyla bahşiş bırakmanız da gerekebilir.

  1. Gri Taksi:

Pek yaygın değildir. Bu taksiler siyah taksilere ek nitelikte diyebiliriz. Aralarında da fiyat farkı çoğu zaman olmaz fakat bazen az daha pahalı olabiliyor.

  1. Siyah Taksi:

En yaygın ve uygun fiyatlı olanı bu taksiler. Bu taksiler gps ile bir garaj içerisinden takip edilir. Online sistem üzerinden çalışırlar. Teknolojiden iyi faydalanıyorlar. Adamlar taksiciliği başka bir noktaya getirmiş. Ayrıca fiyatları fikstir. İki yer arasındaki mesafeye para ödersiniz. Fakat bu taksileri garajlardan yani duraklardan tutmalısınız. İnternet üzerinden ya da eski yöntemle arayarak da çağırabilirsiniz tabi ama yanılmıyorsam yoldan çeviremiyorsunuz. Mobil uygulamasını ve internet sitesini aşağıdaki linklerde verdim.

http://ecabs.com.mt/

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.ecabsmobileapplication&hl=tr

https://itunes.apple.com/us/app/ecabs-malta/id777550235?mt=8

Not: Gece yarısı bir yerden çıktığınızda özel taksicilere veya kırmızı servis dolmuşlarına denk gelmeniz de mümkün, eğer denk gelirseniz telefon numaralarını veya kartını isteyin çünkü onlarla pazarlık yapabilir ve çok daha ucuza binersiniz. Tabi etrafta rekabet olmadığı zaman pazarlık zorlaşabiliyor.

Otobüs

Otobüslerin hepsi başkent Valletta’dan kalkar ve ülkenin dört bir yanına ulaşır. Otobüs ile her yere ulaşım sağlayabilirsiniz.

  • Kış sezonu: 1.50€
  • Yaz sezonu: 2.00€
  • Gece otobüsleri: 3.00€

Not: 2 saat içerisindeki diğer binişleriniz ücretsiz. Bunun için size verilen fişi atmamanız önemli. Ayrıca standart ücretler Gozo’da geçerli değil.

https://www.publictransport.com.mt/en/

Rent A Car

Araç kiralamak isterseniz ehliyetiniz Malta’da geçerlidir. Bazı uzak, otobüs ile ulaşımın zor olduğu yerlere gitmek ya da otobüs saatlerinin planınıza uymaması durumunda küçük bir araç kiralamak mantıklı olabilir. Tabi arkadaşlarınızla ülke genelinde gezip turlamak içinde kiralayabilirsiniz. Günlük fiyatları 25 € ve üzeri. 

Yazımın devamı haftaya yayınlanacaktır. Sizlerle Malta’da geçirdiğim bazı anları  güzel paylaşmak istedim.

Leave a Reply